Başlangıç: 2021
Sempozyum Sıklığı: Yılda Bir
Düzenleyen: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi & Oku Okut Derneği

Kelâm - İslam Mezhepleri Tarihi

Gazzâlî Sonrası Felsefe Eleştirisi: Şihâbeddîn Ömer Sühreverdî Örneği The Post-Ghazālī Criticism of Philosophy: The Case of Shihāb al-Dīn Umar al-Suhrawardī

Main Article Content

Mahmut Yusuf Mahitapoğlu (Doktora Öğrencisi)
Ürdün Üniversitesi

Nasıl Atıf Yapılır?

Mahitapoğlu, Mahmut Yusuf. “Gazzâlî Sonrası Felsefe Eleştirisi: Şihâbeddîn Ömer Sühreverdî Örneği”. 2. Türkiye Sosyal Bilimler Sempozyumu Bildiri Özetleri Kitabı. ed. Abdullah Demir. Ankara: Oku Okut Yayınları, 2022. https://doi.org/10.55709/okuokutyayinlari.28

Öz

İslam düşüncesinde felsefe eleştirisi Gazzâlî ile beraber büyük bir kırılma yaşamıştır. Bu kırılmanın yansımaları ise günümüze kadar devam etmiş, felsefe eleştirisinin Gazzâlî ile birlikte zirveye ulaştığı genel bir kabule dönüşmüştür. Ancak bu genel kabul kendisinden sonra felsefe eleştirilerine dair başka çalışmaların yapılmadığı veya felsefenin tam anlamıyla İslam düşüncesinde etkisini kaybettiği anlamına gelmemektedir. Bunun en önemli göstergelerinden birisi Gazzâlî sonrası farklı ilmi kimliklere sahip birçok ismin bu alanda eser telif etmeye devam etmesidir. Şihâbeddîn Ömer Sühreverdî (öl.632/1234) de bu isimlerden birisi olup felsefeyi eleştirme gayesi ile Reşfü’n-neṣâʾiḥi’l-îmâniyye ve keşfü’l-feżâʾiḥi’l-Yûnâniyye adındamüstakil bir eser telif etmiştir. Genellikle Sühreverdî el-Maktûl (öl. 587/1191) ile karıştırılabilen müellif, sûfî kimliği ile bilinir ve Sühreverdiyye tarikatının kurucusudur. Sühreverdî eserini on beş bölüme ayırmış, Gazzâlî’nin konu seçimine benzer bir biçimde konuları ele almış, yöntem ve üslup açısından ise kendisinden birçok yönde ayrılmıştır. Bu anlamda Gazzâlî’nin felsefeyi daha çok kendi iç bütünlüğünde ve ciddi bir ön hazırlık sonrasında değerlendirmeye çalıştığı müşahede edilirken Sühreverdî’nin felsefe ve filozof eleştirilerinde daha çok naslara dayandığı söylenebilir. Aynı zamanda Sühreverdî’nin filozofları tekfir etme hususunda Gazzâlî’ye nispetle açık ifadeler kullandığı da görülmektedir. Bu çalışmada Sühreverdî’nin eleştirileri ele alınıp, felsefe ile ilgili ileriye sürmüş olduğu iddialar değerlendirilecektir. Aynı zamanda döneminin Abbâsî Halifesi Nâsır-Lidînillâh tarafından birçok farklı devlete halifenin temsilcisi olarak gönderilmesi, fütüvvet teşkilatlarının kurulmasında Halife tarafından bizzat görevlendirilmesi Sühreverdî’yi ve düşüncelerini anlamayı önemli kılmaktadır. Sühreverdî’nin siyasi ve sosyal çevresinin onu felsefe eleştirisi yazmaya neden sevk ettiği tarihi veriler ile ortaya konulmaya çalışılacak böylece 13.yüzyıl Bağdat’ında felsefenin ve filozofların konumu sorgulanıp topluma tesiri irdelenecektir. Bu sayede İslam düşüncesinde Gazzâlî sonrası felsefe eleştirilerinin serüvenini anlamaya dair bir katkı sağlanması hedeflenmektedir.

The criticism of philosophy in Islamic thought experienced a major shift with al-Ghazālī. The reflections of this shift have continued until today, and it has been commonly accepted that criticism of philosophy reached its peak with al-Ghazālī. However, this conventional wisdom neither means that no other studies on criticism of philosophy have been carried out after him nor implies that philosophy has completely lost its influence on Islamic thought. One of the most significant indicators of this is that many scholarly figures continued to write works in this field after al-Ghazālī. Shihāb al-Dīn Umar al-Suhrawardī (d. 632/1234), for instance, is one of these figures; he wrote an independent work entitled Rashf al-nasaʾiḥi'l-imaniyyah wa al-kashf-al-fazaʾiḥi'l-Yūnānīyah to criticize philosophy. The author, who can often be confused with Suhrawardī al-Maqtul (d. 587/1191), is famous for his Sufi identity and is the founder of the Suhrawardī sect. Al-Suhrawardī divided his work into fifteen sections and addressed the issues in a similar way to al-Ghazālī in terms of subject selection but differed from him in many ways in terms of method and style. In this sense, it is observed that al-Ghazālī tried to evaluate philosophy based on its inner integrity and after a serious preliminary preparation, whereas al-Suhrawardī mostly relied on Text (naṣṣ) in his criticism of philosophy and philosophers. At the same time, it is seen that al-Suhrawardī used clearer expressions in comparison to al-Ghazālī to declare philosophers’ unbelievers. This study addresses al-Suhrawardī’s criticisms and assesses his claims about philosophy. It is particularly important to understand al-Suhrawardī and his thoughts, not only because he was sent as the representative of the Caliphate to many different states by the Abbasid Caliph of his time, al-Nāṣir Li-Dīn Allāh, but also because he was personally assigned by the Caliph in the establishment of futuwwa organizations. Under the light of historical data, this study discusses why al-Suhrawardī’s political and social environment led him to write criticism of philosophy. In this way, it questions the position of philosophy and philosophers in Baghdad in the 13th century and examines their impact on society. Globally considered, this study aims to contribute to the understanding of the adventure of post-Ghazālī criticism of philosophy in Islamic thought.

Anahtar Kelimeler:

Kelâm, İslam Felsefesi, Felsefe Eleştirisi, Sühreverdî, Gazzâlî
Kalām, Islamic Philosophy, Criticism of Philosophy, al-Suhrawardī, al-Ghazālī, Peripatetic Philosophy

Bildiri Detayları

Sunum Videosu (Oku Okut TV)


Creative Commons License

Bu çalışma Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License ile lisanslanmıştır.